Yüzleşme


 Bazen kendimizi dünyada fazlalık gibi hissederiz. Çok mükemmeliyetçi davrandığımızdan dolayı yaptığımız davranışlar, hayattaki bizi biz yapan tercihlerimiz bazen bize yetersiz ve önemsiz gelebilir. Keşke şunu da yapsaydım keşke zamanında bunları demeseydim gibi bir sürü pişmanlıklarımız olabiliyor. Yaşamak fiilini eline yüzüne bulaştırmış gibi hissediyorsun. Derdini anlatacak seni anlayacak kişiler arıyorsun sonra sebepsiz vazgeçiyorsun tekrar tükenmişliğe sürükleniyorsun. Belki anlatmamanın sebebi insanların seni anlayacak gibi gelmemesidir veya egomuzdan ödün vermek istemeyişimizdir. Zaten bu çağda yaptığımızda bu değil mi en iyi hallerimizi en mutlu zamanlarımızı çevremizdekilere göstermek, o anları sosyal medya hesaplarımızdan paylaşmak. Çünkü kendimizi beğendirmek ve kabul görmek isteği içimizden hiç gitmiyor. Fakat asıl meseleyi gözden kaçırıyoruz. Biz kendimizi tüm hatalarımızla kabul etmezsek, önceden yaptığımız yanlışlarımızın bizi biz yapan değerler olduğunu kabul etmezsek insanlara nasıl kendimizi sevdirebiliriz? Kendiyle barışık olmayan insanlar olarak hatalarımızın üstünü kapatırsak her seferinde görmezden gelirsek asıl kişiliğimizi nasıl bulabiliriz. Sahte mutluluk bizi gerçekten mutlu edecek mi? Herkesin aynılaştığı bu çağda biz farklı kalıp, hatalarımızla yüzleşip, tekrar ayağa kalkarak yeni şeyler deneyerek asıl gerçek mutluluğu kendi içimizde yaşamalıyız. Böylelikle tüm doğal halimizle etrafımıza ister istemez neşe saçacağımız gibi çabasız bir şekilde insanlara da kendimizi sevdirmiş olacağız. Bu karanlığın bu ıssızlığın sonunda umut var.
 Bu hız çağında bir an olsun gökyüzüne bakarak sakinleşmen ve düşünmen dileğiyle... 






Yorumlar

Popüler Yayınlar