Tüketim Çılgınlığı

 Teknolojinin her gün daha da ileriye gittiği bu çağda tüketim çılgınlığı da bir o kadar ilerlemiş ve ruh sağlığımızı ele geçirmiş durumdadır. Teknolojinin gelişmesiyle artık nakit para kullanımının azalması, psikolojik mesajlar veren reklamlar, taksit imkanları, alışveriş mekanlarının konforlu cazibedar hali, online alışverişin gün geçtikçe daha kolay ve rahat olması toplumdaki herkesi kapitalizm çarkının içine hapsetmiş durumda. İster zengin olsun ister fakir alışverişi yapmak için insanlar artık parasının olmasını beklenmiyor. Kredi kartıyla alışverişi yaparak bir sonraki aya borçlu giriliyor. Aslında hep geriden  gelen daha parası gelmeden bitiren insanlar haline geliyoruz. Peki sonra ne mi oluyor? Yine bir mutsuzluk hakim. Neden ben zengin değilim neden sosyal medyada gördüğüm insanlar bu kadar rahat yaşam sürerken ben sıkıntılı bir hayat yaşıyorum gibi düşüncelerle şükürsüzlük etmeye başlanıyor. Elindekilerle mutlu olunmuyor.  Artık düşünmeden alış verişi yapılıyor çünkü bağımlılık haline geliyor. Alışveriş bağımlılığı aynı sigara alkol gibi ciddi bir bağımlılık türüdür. İhtiyaç mı yoksa istek mi ayırdına varmadan alınıyor. Belki bir hevesle alındığı için giyilmiyor dolabı bekliyor. Moda kavramına uyulduğu zaman bu döngünün içinden çıkmak pek de mümkün olmuyor zaten. Bu yılın rengi mavi, bunun modası geçti artık giyilmez düşüncelerine hakim olunamıyor. Aslında herkesin aynılaştığı bu çağda kendin olabilmek, özgün bir tarz ortaya koyabilmek bile çok zorlaştı. Her dayatılanı kabul eder olduk. Hepimiz büyük bir pazarlama makinesinin kuklaları gibiyiz. Yaşamamızın gayesi  bir şeylerin bize pazarlanması ve bizim tercih etmemiz üzerine kurulu.

 Müslüman olarak "İstiğna " kelimesi üzerine düşünmeliyiz.

 Modernite ihtiras üzerine kuruludur. Ama insanın her istediğini bu dünyada elde etmesi zaten mümkün değil. Sürekli bir sonsuzluk isteği, sevdiğimiz şeylerin bitmemesi arzusu içimizde hep olacak çünkü programlanmamız bu şeklide. Zengin olan insanların neden intihar ettiğini düşündünüz mü hiç ? Her istediğini yaptığı için artık mutlu olacağı bir şey kalmadığını düşünür. Mesele de tam olarak burada başlıyor her istediğimiz olsa bile iç huzur ruhsal doyum olmadığı zaman aldıklarımız giydiklerimiz etrafımızda bizi farklı gösterse de ruhumuzu mutlu etmeyecektir. 

 Elimizdekilerle mutlu olmayı öğrenmeli ve kendimizi başkalarıyla kıyaslamamalıyız. Alışveriş merkezlerine ihtiyaç doğrultusunda gitmeli, gezmek için doğa da vakit geçirmeyi tercih etmeliyiz. Aylık bütçe planı yaparak gelir gider defteri tutarak bu şekilde kendimize çözüm yolları bulmaya çalışmalıyız. 

Kendiniz kalabilmeniz dileğiyle...





Yorumlar

Popüler Yayınlar