Duygularının Bastırılması
Günlük yaşantımızda olaylar karşısında birçok duyguyu aynı anda hissedebiliriz. Duygularımız olumlu olabileceği gibi olumsuz duygularda beslemekteyiz. Toplumu birbirine bağlayan dürtü ve güdülerimiz vardır. Bu gibi duygular yaşamımızı renklendirir ve toplumdaki bağlarımız için bir ortak bir değer oluşumunda köprü görevi görür. Günlük hayatımızda olaylar ve durumlara tepki vermeye duygularımızı her zaman dışa vurmaya hazırızdır.
Psikologlar bireylerin duygularının dışa vuramama haline duygularını bastırma olarak ifade etmektedir. "Duygularını bastırmak düşüncelerini bastırmak gibidir ." diyor bir psikolog. Bastıran derinlere atılan istek ve arzular sonrasında daha fazla ve güçlü şekilde gün yüzüne çıkmaktadır. Stanford Üniversitesi'nde yapılan bir deneyde iki grup insana korku filmi izlettirerek bir grubun tüm duygularını ifade etmesi istenirken diğer grubun soğukkanlı olması ve tepki vermemesi istenmiştir. Deney bittikten sonra ikinci grup kendilerini çok sıkmaktan ve soğukkanlı olmak için fiziksel bir çaba gösterdiğinden tansiyonlarının çıktığını gözlemlenmiştir. Başka araştırmalarda ise duygularını bastırmanın hafıza körelttiğini saptamışlardır.
duygularını bastıran kişiler kendilerini çok gizlediği için. sevincinde de üzüntüsünde de çok az konuşurlar. Duygularını ifade ederken zorluk çekerler. kişinin kendini bu derece kapatması ve bastırması etrafındaki olası güzel iletişimlerden mahrum kalmasına sebep olur. Üzüntüsünü paylaşmıyor çünkü bunu zayıflık olarak mı görüyor? Sevincini paylaşmıyor nazar değer diye mi düşünüyor? Bu gibi düşüncelerle gittikçe sessizleşiyoruz. Oysaki insan anlattıkça rahatlar ve sevincini paylaştıkça mutlu olur. Sadece kime neyi nasıl anlatmanız gerektiğini iyi tartıp ona göre hareket etmek büyük bir önem taşımaktadır.



Yorumlar
Yorum Gönder